İlhan Sevin yazdı: Çocuklar ve ders çalışmak
Ders çalışmayan bir öğrenci nasıl ders çalışmaya teşvik edilebilir? Anne-baba ve eğitimcileri en çok zor durumda bırakan konulardan bir tanesi de bu… En başta şu tespiti yapmak gerekir. Ders çalışmayan bir çocuğa ders çalış diyerek ya da üzerinde bir otorite kurarak ders çalışmasını sağlayabilir misiniz? Kesinlikle sağlayamazsınız. Çünkü ders çalışmak ya da çalışmamak bir davranış biçimidir. Bu davranış biçimi aynı zamanda uzun yılların vermiş olduğu ve geçmişten gelen bir alışkanlık durumudur. Öyle bir iki günde değiştirilebilecek bir durum da değildir.
Peki, neden bazı çocuklar düzenli ders çalışırlar? İsterseniz olaya önce bu pencereden bakalım. Ders çalışan çocuklar, bu davranış biçimini küçük yaşlardan itibaren kazanmışlardır. Burada hem ailenin hem de çevrenin etkisi söz konusudur. Bu yaşlardaki çocuklar öncelikle, anne-babasını, öğretmenlerini ve çevresini rol model olarak alırlar. Genellikle kitap okuyan anne-babayı gören çocuklar, kitap okuma alışkanlığı kazanacaktır. Dizi seyreden anne-babayı gören çocuklar, dizi seyretmeyi alışkanlık edinecektir. Çocuğuna sorumluluk bilincini kazandıran aileler, çocuk büyüdüğünde ders çalışma alışkanlığı da dâhil bazı istisnai durumlar dışında diğer konularda da çok fazla sorun yaşamazlar. Sanırım şimdi, ders çalışmak ya da ders çalışmama durumunun sebebi daha iyi ortaya konmuş oldu.
Peki, ders çalışmayan çocukla ilgili ne yapmak gerekir? Bu durumu yaptığım basit bir araştırmayla size anlatayım. Farklı akademik başarılara sahip 10 öğrenciye sordum. Ders çalışmak size keyif veriyor mu? Kaç öğrencim “evet ders çalışmaktan keyif alıyorum” dedi biliyor musunuz? Hiç biri. Şaşırtıcı mı geldi size? Bence hiç de şaşırtıcı gelmesin! Çünkü bir öğrenci için oyun oynamak, bisiklete binmek, tiyatroya gitmek ya da sevdiği bir şeyle uğraşmak her zaman daha keyif vericidir. Büyükler içinde durum böyle değil midir? Ne yapsın çocuk matematiği, fiziği… Çünkü beynimizdeki dopamin hormonu haz duygusuna aracılık eder. Dopamin çocuğa der ki; “eğlen, gez, bisiklete bin, oyun oyna vs.” Yani dopamin hormonu insanı haz duyacağı şeylere doğru iter. İnsan, doğasının gereği olan şeylerle, yapması gerekenler arasında kalınca hem kendisiyle hem de başkalarıyla çatışma ve sorun yaşar. Anne ve baba çocuğuyla ya da öğretmenin ders çalışmayan öğrencisiyle yaşadığı çatışmada buradan kaynaklanır. Dopamin, çocuğa gez dolaş, eğlen, sevdiğin şeyleri yap derken anne-baba ya da öğretmen ona, ders çalışması gerektiğini söyler.
Yukarıdaki durumun yaşanmaması için, çocuklara daha küçük yaşlardan itibaren ders çalışma, kitap okuma gibi alışkanlıkları kazandırmak gerekir. Ayrıca bu doğrultuda onlara doğru rol model olunmalı ve onların sorumluluk bilincini edinmeleri sağlanmalıdır. Eğer çocuğunuz yetişkin ise, ders çalışmada isteklendirme çok daha etkilidir. Mesela onlara şöyle denilebilir; matematik, fizik, dil-anlatım derslerini sevmeyebilirsin, hatta sıkıcı gelebilir. Ama bunlar senin ileride edineceğin mesleğin maddi ve manevi kazanımları için bir araç olacak. Bu söylemle, çocuklarınızın dünya kadar gözlerinde büyüttükleri dersleri, bir anda küçük bir noktaya çevirmiş olursunuz.
Anne-babaların çocuklarıyla kuracakları doğru iletişim yöntemleri, aslında birçok davranışı olumlu yönde değiştirebilir. O zaman anne- baba olarak yapmanız gereken şey, ders çalışmayan çocuğunuza duygularınızla değil aklınızla yaklaşmanız ve bu doğrultuda tutum ve davranış geliştirmeniz. Zaten yapılması gereken bu değil midir?
İlhan Sevin
Eğitimci

Benzer
YKS Başvurularında Son 4 Yılda Düşüş Eğilimi
İlhan Sevin yazdı: YKS,LGS yaklaşırken hep aynı telaş
İlhan Sevin yazdı: Çinliler ve Eğitim
İlhan Sevin yazdı: Eğitime doğru teşhis koymak
İlhan Sevin yazdı: Üniversite sayısı artıyor ama kişi başına gelir artmıyor
İlhan Sevin yazdı: Hiperaktif çocuklar
İlhan Sevin yazdı: Okul ve sınavlar öğrencilere neden sıkıcı geliyor?
İlhan Sevin yazdı : Anılarla yarım kalmış bir mucize köy enstitüleri