İlhan Sevin yazdı: Eğitime doğru teşhis koymak

Bir işe çözüm ararken, öncelikli olarak sorunun doğru teşhis edilmesi ve sonrasında doğru tedavi yöntemlerinin uygulanması gerekir. Ben eğitime doğru ve zamanında etkin teşhisin koyulmadığını düşünüyorum. Bunun en büyük göstergesi ise sürekli değişen eğitim sistemi, değişen müfredat ve değişen sınav sistemleridir.

Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar çok değişen bir eğitim sistemi var mıdır? Hiç zannetmiyorum. Eğer bir yerlerde sistem çok değişiyorsa, bu iyiye alamet değildir. Özgün olan şey çok sık değişmez. Kalıcı ve uzun yıllar bir sistem dâhilinde devam eder. Kalıcılık sağlandıkça özgün öğretmenler, özgün okullar ve sonuçta özgün bireyler topluma kazandırılmış olur. O yüzden özgünlüğü sağlayabildiğiniz ölçüde kaliteyi ve sürdürülebilirliği yakalamış olursunuz. Bunun için en başta ülke olarak şuna inanmamız gerekiyor: Bu ülkeyi bilim ve teknoloji adına nasıl ileriye taşıyabiliriz? Bunun için neler yapabiliriz? Buna herkesin yürekten katkıda bulunması gerekir. İşte bu sorulara bir amaç çerçevesinde cevap verebilirsek, o zaman sistem de kendiliğinden iyileşir ve daha uzun süreçli bir sistem ortaya çıkar. Sorun nerede derseniz, en başta rahatlıkla şunu söyleyebilirim: Türk eğitim sisteminin başlıca sorunu temelde aranmalı. Yani ilköğretim kademesinde. (Anne-babaların rolü de göz ardı edilmemeli.) Evet, belki iddialı bir cümle kurdum ama doğrusu bu... Çünkü sistemin bütününe baktığınızda, lise hatta ve hatta yükseköğretimde yaşanan sorunların kaynağı daha temel eğitim kademesinde başlıyor.

İlkokuldan itibaren mesleki yönlendirme yapılmazsa, eğitim kadrosu iyi tutulamazsa, tematik ya da bireysel farklılıklara uygun okullar olamazsa, sorun ileriki eğitim kademelerine derinleşerek artmaz mı? Ve tabii ki okul öncesi dönem için çok önemli olan anne-baba okulları da unutulmamalı.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!