İlhan Sevin yazdı: Okul ve sınavlar öğrencilere neden sıkıcı geliyor?

Z kuşağı, Alfa kuşağı, edindikleri bu bilgileri kişisel, sosyal gelişimlerine ve ileride iş hayatlarına ne kadar aktarabiliyorlar? Eğitim sistemi, genç kuşağın ilgi ve beklentilerine yeterince cevap veremiyor. Bütün bu nedenlerden dolayı eğitim sistemimizi onların özelliklerine göre yeniden yorumlamamız ve güncellememiz gerekiyor.

Şu anki eğitim sisteminin tüm süreçleri yeni kuşağın beklentilerini karşılamıyor. Bu nedenle dersler sıkıcı, okul çekilmez hale geliyor. Sınırlama getirilmeden önce 1 milyon gencimiz açık öğretime yönelmek zorunda kaldı. Çünkü okullarımız, çocuklarımızı ve gençlerimizi cezp etmiyor. Herhangi bir okulun ders çıkışına bakınız, öğrencilerin sınıftan ya da okuldan nasıl çıktıklarını görün ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. 

Bütün bu nedenlerden ötürü, ülkemizde okul öncesinden yükseköğretime kadar bütün kademelerde, ders müfredatlarını ve içeriklerini yeni kuşak gençlere göre yeniden güncelleyerek sunmak gerekiyor. Her ne kadar öğrenci merkezli eğitimden bahsedilse de uygulamada bu maalesef gerçekleşmiyor. Hatta sınıfların oturma düzenini sil baştan değiştirmek gerekiyor. Arka arkaya dizilerek oluşturulan bir oturma planında öğrencilerin etkileşiminden ve verimli olmalarından bahsedemeyiz. Olması gereken, oturma planının öğrencilerin birbirini görecek şekilde düzenlenmesidir. Bu gerçekleştiği takdirde sınıf ortamında öğretmenin aktif, öğrencinin pasif durumu da sona erecektir.

Yine uygulanan bütün merkezi sınavlar, hala 1960’lı yıllardaki formata uygun olarak yapılıyor. Neredeyse 50 senedir çoktan seçmeli soruların sorulduğu merkezi sınavlar uygulanıyor. Yani daha açık bir ifadeyle soru ve 4- 5 tane seçeneğin olduğu sınav sisteminden bir yaratıcılık beklemek çok zor. Liselere yerleştirmeden tutun da üniversiteye yerleştirmeye kadar hatta kamuya alınacak memurlara kadar yapılan bütün sınavlarda yarım asırdır aynı format kullanılıyor. Yani biz, çocuklarımızın ve gençlerimizin ufkunu daraltacak, onların ilgi ve yeteneklerini yok sayacak bir sınavla daha baştan itibaren baş başa bırakıyoruz. 

Oysa onlara; sorgulamayı, açık fikirli olmayı, eleştirmeyi, değerlendirme yapmayı kazandıracak, ilgi ve yeteneklerini fark ettirecek sınavlar yapmak daha iyi olmaz mı? 50 yıldır bir test sistemini tutturmuşuz ve öylece gidiyoruz. Soruları değiştirmekten ve sınav sistemiyle oynamaktan başka bugüne kadar ne yapıldı? Hiçbir şey…

Sınavlarda açık uçlu sorular sorulsa ve öğrenciler kendilerine göre yorumlar katarak cevaplarını verseler daha iyi olmaz mı? Ya da ilgilerini ve yeteneklerini ölçecek ve onların doğru bölümleri okumalarını sağlayacak yöntemler geliştirilse çok daha iyi olamaz mı? Ama maalesef yıllardır öğrencilerin ne ilgilerini ne yeteneklerini ne de bireysel farklıklarını gözetecek sınavlar uygulanıyor. 

Günde sekiz saat ders üstüne ev ödevleri, kurslar, özel ders derken, öğrencilerin kendilerine ayıracakları zaman azalıyor. Öğrencilerde bıkkınlık olduğu gibi uzun zamanlı ders çalışmak pedagojik açıdan çok da sağlık olmuyor. Bunun yerine günlük ders saatinin azaltılması, özellikle öğleden sonra verimli öğrenme azaldığından derslerin, spor, sanat, beceri gibi içerikli olması gerekir diye düşünüyorum.

Kısacası, yeni kuşağın beklentilerine uygun eğitim sistemine geçilmedikten sonra, öğrenciler için dersler sıkıcı okul da çekilmez olur. Sonucunda da çocuklarımız ve gençlerimiz için okul dışı ortamlar, okuldan daha cazip hale gelir.

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!